Son haberler

En çok okunan Haberler

Anasayfa arrow Alevilik arrow 4 Kapı 40 Makam
Kerbela PDF Yazdır E-posta
Yazar Dr.Ismail Kaygusuz   
Salı, 05 Eylül 2006
Yazı Index
Kerbela
Sayfa 2
Sayfa 3
Birkaç yil bekledikten, yani Küfe’yi Halifelik merkezi olarak hazirladiktan sonra bunu yapmasi Muaviye’yi daha da güçlendirmis, hatta bu arada ayni hilekar siyasetiyle Misir eyaletini de ele geçirmisti. Hasan’in durum degerlendirmesi yapmadan, gücünü ve ordusunun sadakatini tam anlamadan, asil düsmanini gözden kaçirarak, salt babasinin öcünü almak için Haricilerin üzerine gitmesi dogru degildi belki. Çevresinin etkisiyle Hasan’in bu aceleciligi, Muaviye’nin çok isine yaradi. Muaviye Küfe’deki Halifelik yönetim çevresindeki siniflarin tereddütlerini ve Hasan’in asil, bir toplumsal ihtilalle babasini halife yapmis olan asagi siniflardan halklarla, yani Sabailerle iliskilerinin kopuklugunu gördü. Çikar gruplarini rahatlikla satin aldi. Müzakereler sirasinda Hasan’a, kendi durumlarinin tipki Ebubekir ile Ali arasindaki halifelik anlasmazligina benzedigi haberini göndermisti. Ebubekiri tutan kabile seflerinin çoklugu yaninda, yönetime daha layik olsa bile Ali’nin zayif olusu, onu evine kapanmaya zorunlu kilmisti. Hasan’in böyle yapmak zorunda oldugunu açik açik söylüyordu.

Iste Hasan, Muaviye’nin bu degerlendirmesinin dogrulugunu görerek, babasi gibi evine ve inancina siginmak zorunda kalmistir. 17.yüzyilda yasamis, 4. Imam Zeynelabidin’in oglu Zeyd soyundan gelen Senirkentli Veli Baba, Menakibname’sinde anlasmayi dönemin türkçesiyle söyle anlatmaktadir: “Hz. Murtaza’nin sehadetinden sonra bivefa Küfi’lerin (vefasiz Küfelilerin) tesvikiyle Sam üzerine ordu çekmis ise de, Anbar nahiyesinde Sam askeri karsiladigindan ve zati alisi bu yolda sefk-i dem (kan dökmek) istemediginden Muaviye ile bes sart üzerine, Muaviye’nin teklifi vecihle hicretin kirkbirinci senesinde (M.661) hakk-i hilafetini ana terketmis.

Ve ol sartlardan evvelkisi sart: Hz. Ali K.V.ye la’n ve setim (lanet ve küfür) olunmaya. Ikincisi: Imam Hüseyn Muaviye’ye tebaiyyet itmeye ve biat teklifinden muaf tutula. Üçüncüsü: Sam valisi Muaviye yerine kimseyi kaimmekam kilmayub (yerine kimseyi tayin etmeyip), andan sonra Imam Hasan Halife-i Resulullah ola. Hz. Ali taraflisi olan bazi rical (ileri gelenler) incitilmeye ve hapishanede ise koyverile. Besincisi: Her sene Imam Hasan Basra’dan ikiyüz bin gurus ala ( Kurus, gümüs dirhem karsiligi olabilir! I.K.) Zira Sah-i vilayet (Hz.Ali) sehid oldu. Yirmi iki evlad ve dört nisa’ye (kadina) sekizyüz gurusluk mali kaldi. Bu sebebten Evlad-i Ali cümlesi fakiyr idiler.

Lakin Muaviye bes sartin dördünü kabul ittim. Besincisi La’ni Ali ve sebbi Ali (Ali’ye lanet ve küfür) olmamak kabil degildir. Meger ki Imam Hasan kangi camide bulunur ise, o camide sebb ve la’ni Ali olunmasin, baska olmak mümkün degildir, didi. Hah-i nahah (ister istemez) tarafeynden kabul ittiler. Badehu (bunun üzerine) dairesi halkiyla (Hasan) Medine-i Münevvera’ye giderek kuse-i inzivaya çekilmis idi.” (Veli Baba Menekibname’si, Haz. Doç.Dr. Bedri Noyan, Istanbul-1993, s.82) Hasan’in ne denli yalniz kalmis oldugu, bu kosullarin ileri sürülmesi ve kabul edilmesinden anlasilmaktadir. Sorumlulugunu yüklendigi ailesini açliga tutsak kilmamak için, babasina cami mimberlerinden küfredilmesini bile sineye çekmistir Hasan. Kuskusuz sadece Hasan tarafindan degil, ailecek kabul edilmistir bu onur kirici kosullar. Çünkü Ali ailesinin baska kurtulus yolu yoktu. Ancak Hasan aile içinde seçilmis ikinci Imam olarak barisçil (pasifist) siyasetini ölümüne kadar sürdürmek zorunda degildi. Eger Hasan Muaviye ile savasa girseydi, Kerbala olayiyla Hüseyin’in tasidigi büyük tarihsel onur onun olurdu. Ama Alis oyu, ehlibeyt soyu tümüyle yokolurdu. Çok hirsli ve kindar bir düsman olan Sufyan oglu Muaviye, Hasan ve yanindakileri öldürmekle kalmaz, Medine’ye ve Mekke de saldirir tüm Hasimi sülalesinin sonunu getirirdi. Ali Muaviye için, “sen ve baban istemiyerek ikiyüzlülükle Islam’a katildiniz.

Peygamberin vefatiyla da eskiye döndünüz cehaletiniz bitimsiz”, dememis miydi? Cehalet devrinin büyük kin ve düsmanligi bitimsiz sürüp gidecektir. Muaviye’nin, yapilan anlasmada Hasan’a, halifelikten vazgeçmesi kosuluyla çok cömert davrandigi görülüyor. Hasan ve yandaslarina genel af dahil, ailesinin Medine’de rahatça yasamasi için yüklü bir mali kaynak saglamisti. Bazi kayitlara göre ise, daha ileride Muaviye’nin ölümü üzerine halifeligin Hasan’a devredilecegi kosulu bile vardi. Yapilacak olan bir savasin kendisine daha pahaliya malolacagini bilen Muaviye bunlara seve seve razi görünecekti. Halifelige iliskin madde anlasmada gerçekten varolmaliydi ki, Hasan buna inanmis ve 8 yil boyunca Medine’de, kendisine gelip Muaviye’ye baskaldirdigi takdirde, destekleyeceklerini söyleyen heyetlerin önerilerini reddetmistir. Hiç kuskusuz Hasan’i ve kardesi Hüseyin’i ayaklanmaya zorlayan, Ali’nin ölmedigini ve onun tanrisal özünün simdi kendilerinde tecelli ettigini inandiklari için bölük bölük onlara kosan Sabailerdi. Ayrica Sii olduklari için Muaviye’nin valileri araciligiyla Ali’ye küfrettirerek agir baski altinda tuttugu Küfe kayniyordu. M. Momen, “Muaviye Imparatorluk üzerinde öyle bir kuvvetli pençe geçirmisti ki, herhangibir baskaldiri basarisizliga ugrardi.

Üstelik Hasan söz vermis ve bir anlasma imzalamisti.”diyerek, Hasan’in ayaklanmamasina gerekçeler siraliyor.(Agy.s.28) Bizce Hasan bir isyani yönetmeye kendini yetkin göremedigi için barisçil siyaset izlemek zorunlugu hissetmisti. Zaten yapamazdi. Medine’de, anlasma uyarinca Basra’dan gelen ekonomik yardimi kabul ettigi için bir çesit gözalti yasiyordu. 661 ile 680 tarihleri arasindaki bu dönem, politikaya karismamak kosuluyla verilen bu yardim, onlar için dogrusu bir zül idi. 19 yil Ali ailesi bir ekonomik gözalti olan bu ayibi yasadi. Hasan hep Muaviyen’nin de anlasmaya uyacagina inanmak istiyordu. Elbette ki uymadi ve 669 yilinda, henüz kirkalti yasinda bulunan Hasan’i öldürttü. Büyük olasilikla Muaviye, Hasan’in artik isyancilardan etkilenmeye basladigi ve harekete geçeceginden kuskulandigi için onu zehirleterek ortadan kaldirmisti.

Hasan’dan sonra imam olarak Ali ailesinin basina getirilen Hüseyin’in on yillik Medine yasami da farkli geçmedi. Hasan’in öldürülmesi Ali ailesini iyice sindirmisti. Muaviye yasadigi sürece onlari bu anlasmaya uymaya zorladi ve gözalti sürdü. Oysa Küfe’de Hasan’nin ölümünden iki yil sonra (671) Hucr Ibn Adi al Kindi isyani patlak vermisti. Muaviye, camilerde minberden Ali’yi lanetlemeyi bir siyaset kurumu haline getirmisti.(1) Bu siyasete bilinen ilk tepki Hucr Ibn Adi baskanliginda bir avuç Küfeli Sii’den geldi. Al Kindi kabilesine mensup Hucr Ibn Adi, Siffin savasi dahil diger birçok siyasi olaylarda Ali’nin yaninda bulunmus ve onun tarafindan yetistirilmisti. 671’de Muaviye yönetimine karsi baskaldirdi. J. Wellhausen, Ebu Mihnef ve Taberi’den kaynaklanarak olayi çok genis biçimde ayrintilamaktadir. (Agy.s.91-98) Isyan kolayca bastirildi ve Hucr, alti arkadasiyla birlikte Sam’a götürülerek Muaviye tarafindan idam edildi. Bu yediler, Siiler tarafindan ilk sehitler olarak kutsanir ve saygi görürler. (M.Momen, agy.s.28) B) Hüseyin ve Kerbela Olayi: Siilik Ortodoks Islam Olarak Tarihte Yerini Aliyor Bize göre bu Hucr ve arkadaslari yediler, ortodoks Sii degil, Sabai idiler. Çünkü canlarini ugrunda hiç çekinmeden verecek kadar Ali’yi taparcasina seviyor ve ona bagliydilar. Kutsadiklari varligin lanetlenmesine dayanamamis isyan etmislerdi.

Muaviye onlara, Ali’yi inkar ettikleri takdirde canlarinin bagislanacagini söyledigi halde, sevgi ve bagliliklarindan asla ödün vermediler. Muaviye’nin yandasi olan Ayse’nin bile kizip karsi tavir aldigi bu olaya Hüseyin ve Ali ailesinin davranisi yahut haberli olup olmadiklari hakkinda bir bilgi yoktur. 70-80 sonra, Hucr’ün mensup oldugu Al Kinda kabilesinden Banu Kinda’nin güçlü partisi, Sabailigin devami ve daha gelismis kolu olan Mansurilerle birlikte halife Abdülmelik’e baskaldirmistir. Bastan Hucr’ün arkasindan gitmekten çekinen kabile üyeleri, Sükun’lu Malik b. Hübeyre’nin hapse atilmis diger bazi isyancilari parayla da olsa kurtarmasindan sonra birlikte harekete katildilar. Ziyad tarafindan Sam’a götürülmüs olan Hucr ve arkadaslarini kurtarmak için silaha sarilarak yürüyüse geçtiler. Malik’in basinda bulundugu kuvvet Sam’a yaklastiginda, Hucr ve arkadaslarinin idam edildikleri haberi gelmisti.

Onlari serbest birakmasi için Muaviye’ye ricaci göndermis olan Malik b. Hübeyre çok öfkelenmis saldiriya hazirlaniyordu. Siyaset kurnazi Muaviye onlari silahla karsilayarak, isyanin büyüyüp genislemesine meydan vermedi. Onlari parayla karsiladi. Muaviye’nin 100 bin dirhem (gümüs) göndererek Malik’in öfkesini yatistirdigi ve kendisinin hakliligina onu inandirdigini ögreniyoruz. Açikça görüldügü gibi Muaviye Sükun kabilesi baskani Malik b. Hubeyre’yi 100 bin dirheme satin almis ve isyani bastirmisti. Bu olay, kabile aristokrasisinin inanç degil çikarlar dogrultusunda hareket ettiklerinin en belirgin örnegidir. Iste Hüseyin’i Küfe’ye çagirip, halife olarak baslarina geçirmek isteyenler de toplumun bu kesimiydi. Muaviye 680 yilinda öldü. Sii yazarlara göre, sözde ölüm döseginde aci bir vicdan azabiyla kivranip durmus. Yaptiklarindan dolayi ufak bir vicdan azabi duyan adam, ölmeden önce oglu Yezid’i halef olarak atayip zorba bir hanedan yaratmazdi.



 
Anket
Sizce AKP Kapatılacakmı?
 
Arama Motoru

Müzik Kutusu
start Player
Yaşgünü
Bugün:
murat62 (1)

Bugün:
hey dostlar (1)

Bugün:
Eyüp.S.D (22)

Bugün:
cakir (1)

Yarın:
devrimci_naz (0)

Yarın:
umutguvercını (28)

Reklam
(C)2005 - 2007 Alevi.Org - Alevi Portal | Alevi.US - The English sites

Alevi.Org - Google Page Rank