1. Skip to Menu
  2. Skip to Content
  3. Skip to Footer>

Yavuz Donat - Alevi Açılımı

PDF Yazdır e-Posta

Avrupa'daki Aleviler "Alevi açılımına" nasıl bakıyorlar?
Berlin'de "Anadolu Alevileri Kültür Merkezi'ne" gittik.
"Eski bir kilise."
Satın almışlar (1998) ve "Kültür Merkezi Cemevi" yapmışlar.


Burası için "yurtdışındaki Aleviler'in şapka kuruluşu" diyebilir miyiz?
Almanya'nın diğer yerlerindeki ve başka ülkelerdeki (İsveç, İngiltere, Danimarka,Hollanda, Belçika, Avusturya, Fransa, Kanada, Avustralya) Alevi derneklerini de"kanatları altına" almışlar.

Gittik, bakalım neler gördük, neler dinledik?

İsim ve soyadı

Türk...Kürt... Alevi... Sünni... Laz... Çerkez... Caferi... Ali... Şehmuz... Ahmet...Mehmet...
Ne olursan, kim olursan ol.
"Alevi Kültür Merkezi-Cemevi" Başkanı Doktor Yüksel Özdemir'in söylemiyle:
- İsimlerimiz farklı ama soyadımız Türkiye.

Yüksel Bey "konuşmaya başlamadan önce bir şeyin altını çizeyim" diyor:
Süreç içinde konu farklı noktalara çekildi.
Olay, yanlış düzlemde tartışılıyor.
Aleviliği, İslam içinde tartışmaya devam edersek çözüm bulamayız.


"Ne istiyorsunuz"
diye sözünü kesiyoruz.
Dr. Yüksel Özdemir:
1. Anadolu Aleviliği "ayrı bir inanç olarak" kabul edilsin.
2. Türkiye Cumhuriyeti'nin "eşit vatandaşları olarak eşit hak" istiyoruz.

Duygusal bir konu

Aleviler "ziyaretimize" çok sevindiler.
Geçenlerde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Berlin'deymiş.
Aleviler "bizim merkeze de uğrasanız" demişler.
Bakan'ın programı yoğunmuş, uğrayamamış.
Başkan, Dr. Yüksel Özdemir "üzüldük" dedi:
- Az ilerimizdeki camiye gitti ama bize gelmedi... Sitemimizi kendisine de söyledik.
Diyeceğimiz o ki "çok alıngan, kırılganlar." "Dışlanıyoruz... İtilip kakılıyoruz" duygusundalar.
Aslında "yok böyle bir şey."

Berlin'e gidecek "büyüklerimizin" dikkatine.
"Onlara da" uğrayın... Çok sevinecekler.

İki talep

Aleviler, kendi içlerinde "kaç başlılar?" Dr. Yüksel Özdemir'in yanıtı:
Türkiye'de çok başlılık var... Cem Vakfı... Alevi Bektaşi Federasyonu.
Almanya'da böyle bir bölünme yok.

- Başkan... Herkes "açılımın" sonuç vermesini istiyor..."Konu" nerede tıkanıyor?
- Şurada: Devlet, Aleviliği İslamiyet'in içine koyamıyor... İslamiyet'in dışında da görmek istemiyor... Biz diyoruz ki: Alevilik kendine özgü bir inanç olarak kabul edilsin... Cemevleri de bir inanç merkezi olarak.

Mehmet Ali Erbil

Duvarlarda Hazreti Ali'den, Yunus Emre'den"sözler... Şiirler." "Hoşgörü üstüne" yazılar.
Başkan Yüksel Özdemir'e sorduk:
- Hoşgörüye bu kadar önem veriyorsunuz da, Mehmet Ali Erbil'i neden affetmiyorsunuz?.. Hatasını kabullendi, özür diledi.
- Uçakta karşılaşırsam elini sıkar, hatırını sorarım ama kalbimde affetmem... Zira biz onu gönüllerde cezalandırdık.

- Başkan... Cezanın süresi?
- Ömür boyu.
- Olamaz... Çok ağır.
- O zaman şöyle diyeyim... Aleviler olarak ona artık ciddi bir sempati duymayız.
- Kasten, bilerek, isteyerek söylemedi.
- Biliyorum... Şuuraltı... İyi de o söylediklerini, şuuraltına kim yerleştirdi?
- Kim?
- Devletin eğitim sistemi.


Şimdilik bu kadar

Almanya'nın değişik kentlerinde "81 binayı" satın almak kolay mı?
Almışlar ve "Kültür Merkezi-Cemevi" yapmışlar.
Kapıları "herkese açık."
Misafirperverlik "tam puan."

Siyaset yazılarına birkaç gün "Almanya molası" verdik.
Bugün "Almanya Dosyası'na" son.
Aslında yazacak daha çok şey var ama... Başka zamana...

 

Yavuz Donat - 10.11.2010 - Sabah Gazetesi