Son haberler

En çok okunan Haberler

Anasayfa arrow Sivas Şehitleri arrow Erdal Ayrancı
Erdal Ayrancı PDF Yazdır E-posta
Yazar Alevi   
Cuma, 29 Eylül 2006
Erdal Ayrancı Arkadaşlarının cesur, atak ve bonkör olarak tanıdıkları Erdal Ayrancı.70'li yıllara gidiyoruz: Erdal 1978 ODTÜ girişli. Eylül'de başlayan olağanüstü bir dönem, pek çok insan gibi Erdal'ın da payına mahpusluk düşüyor. Erdal Ayrancı, 1980-1993 yılları arasında iki yıl iki gün Mamak, Ankara Kapalı, Niğde, Bor-Niğde cezaevleri'nde yatıyor.

Çalışma odasında  gördüğümüz maket gemiyi Mamak'ta kapılardan çıkardığı  tahtalardan yapmış. Gemiye eşinin adını  koymuş:"Hatçe". Mahpusluk günlerindeki ilk şiiri  2.7.1981 tarihin de Mamak'ta son şiirini 20.03.1983'te  topçam'da yazmış. Erdal Ayrancının 29.05.1982  tarihinde Niğde cezaevi'nde yazdığı şiirde Hatice'yi,  Zeynep'i ve Sivas'taki akrepleri bulmak mümkün. 

Şiiri  okuyoruz: 

"Eğer Bir gün / Bir beyaz güvercin
 Gelecekse ağzında bir mektupla
Ve silecekse  gözlerimdeki hüznü 
İsterim 
Durmasın kanat çırpsın bana doğru
Birgün eğer bir tahliye kağıdı 
Beni sana kavuşturacaksa 
Gayri gelsin düşlenen günler
Ocakta kaynayan tencere 
Beşikte bebek 
tomurcuk tomurcuk 
Filiz filiz hayat
Düşünsene ne güzel olurdu
Düşmansız yaşamak 
Haydi boşver bunlara 
Şimdi bunlar tatlı hayal 
Eğer birgün sevgilim
Son verecekse hayatıma 
Bir ses
İsterim durmasın patlasın
Anlam bulacaksa kulaklarımda
Yalnız...
Düşerse kanımın bir damlası yere 
Bilsinler ki
Orada kırmızı yediveren gülleri açacak 
ve bülbüller ağıt yakacak ölüme 
Korksunlar korksunlar artık
korksunlar alev çemberindeki akrep gibi 
Çünkü ölümleri 
Gül dikenlerinden olacak. 

Erdal'ın kekeme zürafa benim." Yazının son paragrafını sunuyoruz.

"İşte şimdi mezarımın başındayım ve ağlıyorum ölüme. Ölüm, benim ölümsün. Açlığım, çaresizliğim ve beceriksizliğim ölümü bile beceremedim, belki de becerdim... Belki de anladım ölemeyeceğim, Ölü güzel olur mu?.. 

Benim ölüm çok güzeldi, bembeyazdı giysilerim, kanım çekilmişti de yüzüm de bembeyazdı, ben duymadım ama imam çok şeyler söylemiş hakkında, çünkü ben ölüyüm duymam ki; demiş ki şöyle ya da böyle. Neyse iyi adamdı günahları affolsun falan gibi, sağolsun hiç tanımazdık sağlığımızda birbirimizi, onun için çok da fazla iyi şeyler diyemeyeceğim hakkında, hatta bir keresinde küfür bile etmiştim gıyabında. tam ben uyurken sabaha karşı ezan okuyası tutmuştu da küfür etmiştim. 

Sen hiç kendi ölümüne üzüldüm mü? 

Ya da ağladım mı? 

Ben en son babam öldüğünde ağlamıştım ve son gördüğüm ölü oydu, kendi ölümü göremeden önce, Sen hiç güzel ölü gördüm mü? Ben gördüm yemin ediyorum çok güzeldi ölüm, inanmazsan sor. Bir beta balığıyla japon balığı vardı. Zurafanın yanında ve sadece benim ölümü seyretmeye gelmişlerdi, inanmazsan sor, ne güzeldi ölüm bembeyazdı, bembeyazdı giysilerim. Kanım çekilmişti de yüzüm de bembeyazdı. İstersen sor. zürafa kekeme yalnız, bence balıklara sor, tabi eğer uzak doğu dilini biliyorsan."

 Erdal Ayrancı'nın odasında kendisinden geriye kalan eşyaları inceliyoruz: Partolonunun cebinden çıkan beş yüz bin lirayı elimize alıyoruz; Atatürk'ün yüzüne kan bulaşmış. Erdal Ayrancı'yı hastanenin morgunda görenler, "bembeyaz bir ölüydü", diyecekler.

Biricik kızları Zeynep matematik dersinde kümeler konusu işlenirken, ailesinin kümesini çizecek: Önce kendisini, sonra annesini ve en son olarak da babasın Erdal Ayrancı'yı yerleştirecek kümenin içine.

 
Anket
Sizce AKP Kapatılacakmı?
 
Arama Motoru

Müzik Kutusu
start Player
Yaşgünü
Bugün:
mixfily (19)

Bugün:
cann (30)

Bugün:
Meymano (21)

Bugün:
doktor29 (1)

Yarın:
arzus (1)

Yarın:
hewal (1)

Reklam
(C)2005 - 2007 Alevi.Org - Alevi Portal | Alevi.US - The English sites

Alevi.Org - Google Page Rank