ANGEL
Moderatör
| Mesaj: 326 |   |
|
ALEVİLER MHP’DEN DAVET DEĞİL, ÖZÜR VE TARİHSEL YÜZ - 21/08/2007 19:20
ALEVİLER MHP’DEN DAVET DEĞİL, ÖZÜR VE TARİHSEL YÜZLEŞME BEKLİYOR!
TURAN ESER, ABF, GENEL SEKRETER
İzzettin Doğan "30 yıl önce geçen olayların kin ve nefretini sürdürmenin anlamı yok” diyor. Bu bir çarpıtmadır. ABF olarak Yunus’un dediği gibi “Adimiz miskindir bizim, Düşmanımız kindir bizim, Biz kimseye kin tutmayız, Cümle alem birdir bize” ilkesine sahip çıkarız, ama haksızından haksızlığını toplumsal hafızamızdan silmeyiz.
BASINA VE KAMUOYUNA
ALEVİLER MHP’DEN DAVET DEĞİL, ÖZÜR VE TARİHSEL YÜZLEŞME BEKLİYOR
ABF olarak MHP’nin Erciyes Dağı'nda düzenlediği Zafer Kurultayına katılmayı düşünmek, geçmişimizi ihanetle anmak anlamına gelir. Ayrıca CEM VAKFI Başkanı sayın İzzettin Doğan’ın, Alevileri Tekir yaylasına gitmeleri ve orada geçmişi ile yüzleşmekten kaçan ve geçmişte Alevilere yönelik yaptıklarından tek bir kelime özür bile dilemeyen MHP’nin kurultayına destek verme sinyali ise ayrı bir ihanet örneğidir. Sayın Doğan, Bahçeli'den “davet” değil, “özür ve geçmişi ile yüzleşme” istemelidir. ABF açısından sorunun “30 yıl” ya da bir yıl olması değildir. Bu topraklarda Alevilere yönelik kanlı bir katliam tarihi yaşanmıştır. Bu Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta, Gazi’de ve Madımak gibi bir çok katliam yaşanmıştır. Şimdi birileri kalkıp Sayın Doğan gibi “Aleviler adına” bunları unutun, “kaynaşın” diyorsa, burada sadece Alevi vicdanı değil, insanı bir vicdan eksikliği de söz konusudur.
KİN VE NEFRETTEN YANA DEĞİL, HUKUKTAN VE İNSAN HAKLARINDAN YANAYIZ
İzzettin Doğan "30 yıl önce geçen olayların kin ve nefretini sürdürmenin anlamı yok” diyor. Bu bir çarpıtmadır. ABF olarak Yunus’un dediği gibi “Adimiz miskindir bizim, Düşmanımız kindir bizim, Biz kimseye kin tutmayız, Cümle alem birdir bize” ilkesine sahip çıkarız, ama haksızından haksızlığını toplumsal hafızamızdan silmeyiz. Bu ülkede her olayın ve katliamın hesapsız ve sorgusuz kapatılması, “yapanın yanına kar bırakılması” mantığını desteklemeyiz. MHP ve Cem Vakfı Alevilere yönelik katliamlarla yüzleşmeyi için sindirmelidir. Aksi taktirde Türkiye’ bir hukuk devleti olamaz ve insan haklarını koruyamaz. İzzettin Doğan’ın hukukçu kimliğinde haksızlıkları görmeme, unutmak ve çağdaş hukuk devleti yaratma misyonundan kaçış var. Bu yaklaşım insan haklarına ve düşünce sağlığına zararlı olduğu gibi, Alevi-Bektaşi öğretisindeki “kul hakkı”nı koruma ilkesine de aykırıdır.
TEKİR YAYLASINDA SEMAHIMIZI DEĞİL, ZİHNİYETİNİZİ DÖNDÜRÜN
ABF olarak MHP’den beklentimiz var. Bu beklentimiz bir davet değildir. Alevi-Bektaşi inancının ve ibadetinin önemli bir ritüeli olan Semahımızı siyasi çalışmalarınıza alet etmeyin ve Tekir yaylasında semahımızı değil, zihniyet yapınızı dönüştürün. MHP, parti olarak adının karıştığı ve bizzat organize ettiği Alevilere ve solculara karşı geçmiş katliam ve cinayetleri ile yüzleşmeye başlamalıdır. Bu yüzleşmeyi Tekir yaylasından başlatabilir. Herkese „silahı bırakın“ demeci verenlerin, geçmişte Alevilere yönelik cinayetlerine ve katliamlarına sessiz kalması çifte standart bir yaklaşımdır. Şimdi MHP hane içine dönüp Alevi-Bektaşi toplumuna ve Türkiye’ye 30 yıllık beklenen cevabını düşünmelidir.
Alevilerle buluşmanın yolu bellidir. Bu yol Çorum’da, Maraş’ta, Sivas’ta gerçekleştirilen katliamlarla yüzleşmekten, hukuktan ve insan haklarından yana tavır almaktan geçer. Aydınlık geleceği ve tanışmayı ancak “karanlık” hesaplar açıklığa kavuştuğu zaman sağlarız.
|