Son haberler

En çok okunan Haberler

Anasayfa arrow Forum
Alevi.Org - Forum  


hewalhasret
Kullanıcı
Mesaj: 32
graphgraph
 
Bu kullanıcının profilini görmek için tıklayın.
Seni Sevmek, Ölümü Koynunda Büyütmektir... - 28/04/2008 22:36
Seni Sevmek, Ölümü Koynunda Büyütmektir Vatanım...

Çok insan düştü yaralı döşüne. Kan renginde çiçekler açtı avuçlarında. Sana dair birçok şey söylendi. Herkes kendi düşünce dünyasına göre bir isim buldu. Ben her aradığımda seni anlatacak bir isim bulamamıştım. Bazen özgürlük gibi, düş gibi, sevmek gibi, aşk gibi demiştim. Bulamamıştım. Yine bulamadım. Şu anda düşünüyorum da; gözlerini görürüm diye suların duruluğuna bakmıştım, kokunu alırım diye çiçeklerin tomurcuklarını koklamıştım…

Bazen de yüreğimle dağları çizer sevdaya ve kavgaya boyardım, sen diye…

Her şeyi sende arar ve bulurdum. Hani küçücük yalınayak, kirpikleri eğik bir öksüzün başını koynuna bastırdığın anlar var ya... Yüzü koyu şehirlerin ışıksız, sessiz akşamlarında bir özlem olup sokak aralarında dolaştığımız anlar… Bazen de gecekonduların içine girip alev alev kokuşun…

Kıyıların rengine bürünürdün bazen. Sen kıyı olurdun biz dalga ve her kavuşmamızda saran sarmalayan kolların, o an saçlarımızın arasına dalan, başımızı okşayan ince parmaklarının yarattığı duygu…

Hiç öpülmeyip, öptüğün anlar…

Seni ilk sevdiğim anı düşünüyorum da ne zamandı diye… Çocukluğumun düşlerini, yerdeki kilimin üzerine yüzüstü uzanarak kurduğum an, ismini ilk yazdığım andı. Çok iyi hatırlıyorum. Ve sonra… Gözyaşları leke gibi, sürekli yanaklarında duran annelerin şefkatinde sevmeye başladım seni.

Oturup dizlerine vuran sevdalılar… Evlat acısını senin sevginin yanına koyan babaların metanetleri… Elleri ve avuçlarıyla tan ışığını getirip senin kurtuluş yolunun gideceği yerlere koymaları… Kana bulanan gömlekleri, özgürlüğün düşünü büyüttükleri ateşli alnına dikişlerini gördüğüm an… Seni daha çok sevdim… Bir de gülleri getirip saçlarının kıvrımlarının arasına serptiğin günü hatırlarım. Ve bellek defterime seni çok sevdiğimi yazdığım gün… O günden sonra neyim var neyim yok içimde, döşümde ve düşümde hepsini sana verdim…

Sonra sana ilişkin düşleri kuranları tanıdım. Kavgayı, kavga insanlarını tanıdım. Onların sana söyledikleri güzel sözcükleri imrenerek dinleyip, seni kıskandım. Kimileri hayallere daldı. Sana “Son sözümü söylemeden ayrılırsam, bekleyerek kapadı gözlerini deyin.” diye yazarak ayrılanları tanıdım.

Sevgiden pişmanlık duyulur mu? Pişmanlık duyanları da gördüm. Korkularına korku ekleyenler de oldu, korkularda korkusuzluğu öğrenenler de… Sevginin bir parça köpük olmadığını ve en ufak bir esintide sönmeyeceğini öğrendim. Bunu bilenler çoktu. Denizlerden kopup gelenler, ya da bahar akşamlarında, dağların zirvesinde özlem çiçeklerini toplayıp gelenleri de bilirsin.

Ana diye yar diye sana sarılanları da…

Yıllarca yemeksiz düşler kuranları gördüm örneğin. Kim çıkardı açlığı diye hep kendime sordum. Tokluk uğruna açlığı, aylarca, yıllarca midelerinin asidinde çiğneyenlerde cevap buldum.

Alınlarına senin adını kazıdıklarında, senin onların üstüne örtündüğün anı hiç unutamıyorum… Hani ben de sana: “Ört üstlerini üşümesinler.” diye kulağına fısıldamıştım ya…Ve o anda senin gülüşünü yürekleriyle alkışladıklarında, kendi sevgimin yetersizliğine yanmıştım.Terde ıslanan soluğumla bir of çekmiştim…

Sana yıllarca ulaşamayanlar da var, biliyorsun. Yıllarca sana dokunamadan yaşayanlar… Beton duvarlara nasıl küstüklerini biliyorum. Bilsen, senin isminin kutsallığını nasıl yangınlı dudaklarıyla öptüklerini…

Her şeyi yaşayanlar var bir de. Kurşun sıkılan, kan akan bedenlerine aldırmadan yürüyenler… Kaç kez kan kokusu sindi acılarına, ekmeklerine…

Yine de gam yemediler. Ama “vatan haini” denildiğinde neler hissettiklerini, buna nasıl isyan ettiklerini gördüm. Ya seni sarhoşluklarına meze yapanlar… Bir yanda sen, diğer yanda yeşil dolarlar. Hepsinin elleri yeşil dolarlara uzandığında senin gözlerindeki kimsesizliğine, korkusuzluğuna ve suçsuzluğuna ne demeli… O anda belki yetim, öksüz hissetmiştin kendini bilmiyorum. Artık sabahlar en uzak zaman gibi gelmişti sana. Bu anlar, yanında duranların seni hep ite-kaka ahlaksızlığın en altına düştükleri anlardı. Sonra seni sevdiklerine dair nutuk atmaları... Kendilerini kahraman ilan edip sonra kahramanlıklarını birbirlerine satılığa çıkarmaları… Kitap yakıp, kendi gibi düşünmeyenleri dövdüklerini ağızlarından saçarkenki halleri… Okulların kapılarının altlarında akan kana bakıp kahkaha atarak, sonra kaçak seks filmlerini gizli çekmecelerinden çıkarıp “vatansever”liklerini kutlamaları… Bunlar da seni sevdiklerini söylüyorlar. Ve her söylediklerinde içki kokan ağızlarıyla kirletiyorlar gökyüzünün maviliklerini. Çirkinliklerini, Amerika bayraklarının altında serinleyerek gidermeye çalışıp sonrada “bayrak-vatan” deyip kusarlar insanların gözlerinin içine.

Seni sevmek ölümü koynunda büyütmektir. Senin sevgin büyüdükçe mezarlarımızın çoğalması ondandır. Kaç sevda yolcusu kefene değil senin toprağına sarındı… Onlar umudu avuç avuç içine atarak yürüdüler hep. Su gibi kumsallara daldılar ve seni öpmek için sana gömüldüler, güzel vatanım.

Seni candan öte seviyor, özlenen ölülerimiz adına sana kucak dolusu selamlarımı gönderiyorum...
  Yönetici herkesin yazı yazmasını engelledi.
Anket
Sizce AKP Kapatılacakmı?
 
Arama Motoru

Müzik Kutusu
start Player
Yaşgünü
Bugün:
alevi58 (19)

Bugün:
merhabalar (26)

Bugün:
manolya (0)

Bugün:
levo80 (2)

Bugün:
SELVİ BOYLU (31)

Bugün:
ErKaN__58 (2)

Reklam
(C)2005 - 2007 Alevi.Org - Alevi Portal | Alevi.US - The English sites

Alevi.Org - Google Page Rank