hursehit
Kullanıcı
| Mesaj: 16 |   |
|
kızılbaşlık nedir? - 10/02/2007 20:34
kızılbaşlık, tanzimat fermanı ile aleviliğin tanımı yapılmadan önce, türkmen alevilerine verilen addı. ve selçuklu- osmanlı dönemi içerisinde en fazla baskıya maruz kalmış, yok edilmeye çalışılmış, buna rağmen direnmiş yiğit türkmenlerdi kızızlbaşlar. daha sonra 1876 tarihinde yayaımlanan tazminat fermanı ile sünni olmayan ve şia ya daha yaklaşan müslimanları tek bir çatı altında gösterip de batı devletlerinin azınlıklar konusunda çeşitli halk ve milletler iddiasını zayıflatmak amacı ile osmanlı alevilik çatısıs altında tanımladı bir çok ali taraftarını, bunların içinde kürt alevileri, tahtacılar, balkan alevileri ve türkmen alevileri (kızılbaşlar)da vardı.
kızılbaşlık, köken itibari ile türkistana dayanan ve dinden ziyade dili ve türk töresini önde tutan, islamlaşma sürecinde mazlum, ehli beyitin yanında yer alan, dede korkut töresini sazıyla sözüyle ve türkçe söylencesi ile yaşatmaya çalışan türkmen köylüleri idi. ve ilk başlarda erenler olarak türkistandan gelmiş anadolunun islamlaşmasında en büyük katkıyı sağlamışlardır. lakin süreç içerisinde selçuklu ve osmanlı sultanları kendi iktidarlarını sağlamlaştırmanın türkmen örf ve adetlerine dayanmaktan ziyade, halifelik makamının onayına dayandığını anlayınca, arap kültürüne yanaşmış, halifenin ve arap halklarının gözünde onlar gibi olduğunu göstermek amacı ile, dilde dinde türkçeyi terk ederek araplaşmaya başlamışlardır. buna ve bunun gibi bir çok şeye tepki koymak için, selçuklu döneminde baba ishak, baba ilyas ilyas kızızlbaş ayaklanmaları başlamışi amasyada başlayan baba ilyas isyanı kanlı sonuçlanmış ve hatta pirimiz hacı bektaşi velinin kardeşi "menteş bey" de bu isyanlarda ölmüş, sağ kalan pirimiz ise amasyayı terkederek nevşehire gelmiş ve kızılbaş müritlerini burada yetiştirmiştir. kızızlbaşılık YUNUS EMRE gibi olmaktır. daha sonraları yeni çeri ocağına, osmanlının türkmen olduğu zamanlarda destek veren kızızlbaşlar zaman içerisinde , özellikle kızızlbaş türkmen devletinin tercan- erzincanda( şah haydar'ın torunu şah ismail tarafından 95 kızılbaş oymağının birleşmesi ve kurul oluşturması ile, kurul başlkanları ocakların dedeleri idi, yasalar kızılbaş türkman yasası idi) kurulması ile birlikte osmanlının bir çok yöresinden bu devlete katılan kızızlbaşlar olunca, kızılbaş kıyımları başlatılmıi kızızlbaş kıyımlarında yörenin sünni halklarıda kullanılmıştır. osmanlı içrisnde çıkan celali isyanları özellikle kör oğlu isyanı en büyük kızılbaş halk hareketlerinden olmuş, pir sultanın tokat kazova bölgesinde başlattığı isyan ise pirsultanın ve yandaşlarının idamı ile neticelenmiştir. antalya teke yöresinde şah kulunun başlattığı isyan, yavuz sultan selimin şehzade kardeşi korkut tarafından bastırılmaya çalışılmış, isyanda çok prestij ve güç kaybeden korkut, 2. bayazıtın ölmesi anında istanbula yetişememiş ve taht kendisine uzak olan trabzondaki yavuz istanbula yetişerek , korkutun hakkı gibi görünene tahtı almış ilk önce korkutu daha sonrada isyanlara sebep olan kızılbaşları ortadan kaldırmak için harekete geçmiştir.
bu bastırma sırasında yaklaşık olarak 900.000 kızızlbaş öldürülmüştür. daha sonra yavuzun 8 yıllık hükümdarlığından sonra yerine geçen oğlu süleyman, halifeliğin verdiği güç ile birlikte kızızlbaşlığın kökünü kazımak için işe başladığında yaklaşık olarak 1,500.000 kızılbaş- türkmen köylüsüs öldürülmüştür. ölmekten kurtulanların bir çoğu tokat sivas, erzincan yöresinde dağlara çekilmiş bir kısmı ise, tunceli civarında, kızılbaş türkmenlikten vaz geçerek kürt olduklarını kabul etmişlerdir. geri kalan kısısm ise sünnileşmiştir. sünnileşmek istmeynler ise sahte isimler (osman ömer )gibi alarak göç yolları ile dağ içlerine çekilmişlerdir.
nihayet, kızılbaşlığın kentlerdeki uzantısı olan bektaşilik kızılbaşlık iddiasını bir daha ileri sürmemiştir. ama acımasız son onlarıda bulmakta gecikmemiş, 2. mahmutun yeniçeri ocağını yok etmesi ile birlikte yeniçeri ocağının bağlı bulunduğu bektaşi dergahlarındaki bütün bektaşiler öldürülmüş, kaçanlar ise kaçıp kurtulmuştur. bu ocaklar bektaşilerin elinden alınarak, nakşilere ve mevlevilere teslim edilmiştir. sivastaki ali baba tekkesi de aynı akibeti paylaşmıştır. yeni çeriye ait bütün izleri ancak bektaşiliği yok ettiği zaman başarabileceğini anlaya 2. mahmut bu utkususnu büyük ölçüde başarmıştır. ve yeni çeri ordsunun türkçe ismine karşılık, sekbanı cedit, gibi yine aynı anlama gelen ordular kurmuş ve kızılbaşlığın beslendiği türkçe ile bağlantısını kesmeye çalışmıştır.
... pirimiz hacı bektaşi veli, türkmenistandan gelen bir türkmen kocası id. o türkman kocası: eline, beline, diline" sahip ol demişti. benim dedem çok iyi ve hatrı sayılır bir dede ve mehmet demani (kocaağanın) torunu idi ve o bu sözü şöyle açıklardı. pirimiz 4 kapı 40 makamında da bildirdiği gibi olayın batınına, bakar. bu sözde de anlatılmak istenen el: memlket yurt tur., bel: soy, sop, gelecek, çocuk demektir. dil ise, türkçe demektir. yani bekta pirimiz, memleketine, soyuna ve diline kültürüne sahip çık demektedir. derdi. bende aynı görüşteyim. sözün batınında bu vardır.
PİRİMİZ'in de deiği gibi, kızılbaşlar ırk, millet din ayrımı yapmazlar, bir ayakları türkmenliktedir, bir ayakları ile bir pergel gibi bütün milletleri kapsar ve saygı duyar, severler. bu noktada kızılbaşlığın gösterdiği direnç başkalarını türkleştirmek değil, kendi örf, adet ve kültürünü kormak içindir.
HÜR ŞEHİT, KERBALADA HÜSEYNİN YANINDA BEN VARDIM...
NOT: FORUM PAYLAŞIMCILARINI www.dusokulu.com düşlü/yorum edebiyat dergisi'NE BEKLERİZ.... HÜ ERENLER...
İletiyi düzenleyen: hursehit, de: 10/02/2007 20:35
İletiyi düzenleyen: hursehit, de: 10/02/2007 20:38
İletiyi düzenleyen: hursehit, de: 10/02/2007 20:40
|