Son haberler

En çok okunan Haberler

Anasayfa arrow Forum
Alevi.Org - Forum  


Dilan62
Kullanıcı
Mesaj: 13
graphgraph
 
Bu kullanıcının profilini görmek için tıklayın.
Dersim Dersim - 27/08/2007 15:12 “İçeri”den yeni çıkanlara sorulur hep; “çıkınca ilk yaptığın şey ne oldu?” Benim çıktıktan sonra ilk yaptığım şey, cezaevinin köhne kapılarını arkamda bırakır bırakmaz, cezaevinin dış kapısı önünde beni bekleyen arkadaş ve yakınlarımın, gardiyan ve askerlerin şaşkın bakışları altında, cezaevinin dış bahçesindeki toprağın üzerinde dakikalarca durmak oldu. Toprağı, toprağa basmayı, toprak kokusunu özlemiştim. Yıllarca demir ve beton kafeslere kapatılmış olmanın, yağmurdan sonra uzaklardan gelen toprak kokusunun ve yüksek duvarların görmemizi engelleyemediği gökkuşağının, büyüttüğü bir özlemdi bu…

Ama toprak, asıl, Dersim demekti benim için…

Yıllar sonra, 2003 yılının yazında, Dersim’e geldiğimde; o dağlar arasındaki küçük kent, insanlar, mimari estetikten yoksun yapılaşma ve tabii ki Munzur ve tabii ki Düzgün Baba ve tabii ki, ancak bir yıl sonrasında gelebildiğim Ovacık, Munzur Gözeleri, her şey ama her şey, benim için bir ömür dolusu birikmiş hasretin tarifi mümkünsüz karşılığı, büyülü, düşsel bir tablo gibiydi…

“Bugünleri görmek de varmış”… Dersim'e ilk geldiğimde, bütün varlığımla bana hakim olan duygu bu idi; bugünleri görmek de varmış… Ve ölen arkadaşlarım. Ve halen içeride olan arkadaşlarım… Yaşadığım heyecan ve duygu karmaşası içerisinde öne çıkan, hasret ve buluşma idi. Hasret, boğazıma düğümlenmiş bir yumruk gibiydi. İçimden bir önü alınmaz isyan gibi yükselen ağlamak isteğine kendimi koyuverdiğim yer, Halvori Gözeleri oldu. İnsanlarımızın topluca katledildiği yerlerden biriydi Halvori. Orada ne kadar ağladım bilmiyorum; gözyaşlarım Munzur’a karıştı, Munzur ruhuma…

Ağlamak arındırır mı insanı; sonrasında galebe çalacak olan “hayat” ise…

Düzgün Baba’ya ilk tırmandığımda, yanımda yürüyen bir babanın, yorulmuş küçük çocuğuna, “yürü oğlum, ha gayret” dediğini duydum, “Düzgün Baba güç verecek sana”… Bu sözler bana da güç vermişti.

Pülümür Vadisi’ndeki bir yakılmış köyde, bir yaşlı amcadan dinlediğim Güneş Duası ve Metin Kahraman'ın, o zaman hazırlıklarını sürdürdükleri dualar, semahlar, beyitler çalışmaları hakkındaki anlatımları, Dersim'e dair yaşadığım duygusal kabarışı daha da zenginleştirmişti. Bunu, o dönem yazdığım gazetedeki köşemde de dile getirdiğimi hatırlıyorum.

Ya tija mohemed

Hometa xore wayiren bike

Rave cirane more bide

Teyr u turre bide

Kose jude ki mare bide.

Güneşin, dağların, suların, özgürlüğe yazgılı ülkesi Dersim, tanımsız acıların da vatanıydı. Kuşaklar boyu beraberimizde, varlığımızda taşıdığımız o acılardı, özgürlük tutkumuza vurulmuş prangalar misali.

Ben annemin, babamın, dedemin, nenemin, büyüklerimin yani, mutlu, sevinçli oldukları bir tek gün dahi bilmiyorum… Onlar, güldüklerinde dahi, gözlerinin derinliklerinde acılı tarihimizin izlerini taşıyan hüzün pırıltılarıyla beraber gülerlerdi…

Benim Dersim'e dair taşıdığım bilincin ilk ve en büyük öğretmeni, babamdır. O karanlık 12 Eylül yıllarında, cezaevi kapılarında oğullarının direnişine sessiz gözyaşlarıyla omuz veren babam… Onunla son görüşmemizde, görüş yerine, yarı çıplak vaziyette, arkadaşlarımın omuzlarında gelebilmiştim. Tek tip elbise dayatmasına karşı, direniş halindeydik. Onun zihnindeki son fotoğrafım, bu oldu. “Baba, bizi teslim almak istiyorlar, onurumuzu, kişiliğimizi yok etmek istiyorlar. Ölsek de teslim olmayacağız” dedim ona. O, bana asla başka bir telkinde bulunmadı. “Açlık grevini bırak” veya bunu ima edecek herhangi bir şey, demedi. “Memlekete dön, burada ne yapacaksın ki” dedim. “Dönmeyeceğim” dedi… Sonradan öğrendim; her sabah cezaevinin kapısına gelmiş. Oturmuş bir köşede. Açlık direnişimiz bittikten sonra dönmüş memlekete. Ama onunla bir daha görüşemedik. Tecritteydik. Yaşadığımız zulme daha fazla dayanamayıp, beyin kanaması geçirerek son nefesini verdiğinde, adımı andığını öğrendim çok sonraları; “o daha çok küçük” demiş… 17 yaşında düşmüştüm mahpusa. Metris'teydim…

Büyüklerimizden katliam anıları dinleyerek büyüdüm ben de, her Dersimli gibi. Nenem, çenesinin altında bir mermi taşıyan dedem, annem, bize 38’leri anlatırken, o, babam, sadece susardı. Gözleri bir noktada sabitleşirdi. Kaçak tütününden derin nefesler çekerdi. Gözleri dolardı. Ama hiç konuşmazdı. Onun suskunluğundan çok şey öğrendim ben….

Yönünü rüzgarlara vermiş çocuklardık; ve rüzgarlar, özgürlüğe dair tutkularımız yüklüydü kanatlarında. Ve Dersim Dersim sevda…

Dersim; bitmeyen hasretimiz, sevdamız, şiirimiz, türkümüz ve yürüyüşümüzdür. Yeniden bizim rüzgarlarımızı estirmek, başka rüzgarların şaşkın belirsizliğinde yitmemek için…


***

22 Temmuz seçimleri, birçok yönüyle öğretici derslerle dolu bir tarzda sonuçlandı. Herkesin kendi açısından çıkarması gereken önemli ders ve sonuçlar var. Bunlardan en önemlisi, Türkiye'nin yeni bir sol, demokratik dalgaya duyduğu ihtiyaçtır. Meclise giren bağımsız vekillerin, Kürt sorununun demokratik çözümü başta gelmek üzere, Türkiye'nin bir bütün olarak demokratik bir yeniden yapılanma çabasına sol, demokratik bir renk vermede, önemli görev ve sorumlulukları bulunuyor. Yaratılacak etki, sadece meclis sınırları içinde değil, Türkiye'nin iyiden iyiye sağa meyleden toplumsal dokusu açısından, gerçek bir umut olarak sol'u yeniden bir çekim merkezi haline getirme ortak çabamızda da, ciddi bir sürükleyici rol oynayacaktır. Çünkü 22 Temmuz seçimlerinin en önemli sonuçlarından bir tanesi, milliyetçi, ulusalcı, şoven anlayış sahiplerinin dayattıkları türden bir “sol”un olamayacağıdır; bu anlayışın iflas etmesi, olumludur. Ancak demokratik bir sol dalga yaratamazsak, Türkiye'nin yakın geleceğini şekillendirmede, halklarımızın iradesi, yine, etkisiz kılınmış olacaktır. Bu anlamda denilebilir ki, demokrasi, barış ve özgürlük güçleri, yeni ve tarihsel bir olanak elde etmiş, yeni bir mecraya girilmiştir; ve bu mecrada daha fazla sorumluluk ve emek, çaba sahibi olma zorunluluğu vardır.

Seçimlerde Dersim'de alınan sonuçlar ise, bir “Dersim farkı” ortaya çıkarmıştır. Bu “fark”ı Dersim ve Türkiye adına daha belirgin kılmak, her birimizin ortak yükümlülüğüdür…

Cafer Solgun
  Yönetici herkesin yazı yazmasını engelledi.
nihat
Kullanıcı
Mesaj: 377
graph
 
Bu kullanıcının profilini görmek için tıklayın.
Cevapla:Dersim Dersim - 27/08/2007 19:22 dersim dersim yanınız çok güzel ellerine saglık ben dersim insanını iyi tanırım o insanlar saglam karakterli dürüs t insanlardır hep öyle kalmaları dilegiyle



Dersim; bitmeyen hasretimiz, sevdamız, şiirimiz, türkümüz ve yürüyüşümüzdür. Yeniden bizim rüzgarlarımızı estirmek, başka rüzgarların şaşkın belirsizliğinde yitmemek için…

dersim atasözleri ve deyimlerd


1:YILAN YAVRUSU AHUSUZ OLMAZEDE PİR SOYUNDAN GELEN BİR KİMSE ÇOCUK DAHİ OLSA O DEDENİN ÖZELLİKLERİNİ TAŞIR

2:YILDIRIM ŞAŞKINI DERYAYA DÜŞER:NE YAPACAĞINI BİLMEYEN,KARARSIZ HAREKET EDEN KİŞİLER BÜYÜK HATALAR YAPARLAR

3ALAMUT AĞAÇTAN DÜŞMÜŞ AĞACI YEMİŞ:KENDİNİ BEĞENMİŞ KİMSELER YERİ GEL DİMİ KENDİ SOYUNU BİLE İNKAR EDİP KÜÇÜMSEMEKTEN GERİ KALMAZLAR

4:YAĞ YİYEN KÖPEK YİN GÖZÜNÜN ÖNÜNDE BEN OLUR:BİR KİMSE KÜTÜLÜK YAPACAKSA BUNU SÖZLE İFADE ETMEZ O DÜŞÜNCESİNİ SİNSİCE PRATİĞE DÖKER

5:BALIK SUYUN,SOLUCAN TOPRAĞIN PEYGAMBERİDİR:İNSAN İSE BU İKİ PEYGAMBERİN CELLADIDIR

6EĞİRMEN SUDA GİDİYOR SEN ŞAKŞAK ANIN PEŞİNE DÜŞMÜŞSÜN:BÜYÜK KAYIPLARIN FARKINA VARMAYAN OLUMSUZ KOŞULLARDA KÜÇÜK KAYIPLARIN PEŞİNE DÜŞER(ŞAKŞAKAU İLE ÇALIŞAN DEĞİRMENLERDE TAŞIN DÖNME HIZINI AYARLAYAN TAHTADAN YAPILMIŞ AYGITTIR)

7:ÇARIK AYAĞI,URGAN BOĞAZI,GÜNAH YÜREĞİ SIKARUÇ İŞLEMİŞ KİŞİLER BİR MUTLAKA VİCDANLARIYLA BAŞ,BAŞA KALIRLAR

8:TİLKİ İNİNE GİREMEMİŞ,ÇALIYI KUYRUĞUNA BAĞLAMIŞ:YETENEKLERİNİN ÜSTÜNDE SORUMLULUK ALTINA GİRMEK

9:KART AĞACIN BÜKÜLMESİ ÇETİN OLUR:İNSAN KÜÇÜKKEN İYİ EĞİTİM ALMAMIŞSA BU EKSİKLİĞİNİN GİDERMESİ ZAMANLA ZORLAŞIR

10ÜRÜYE DEĞNEK ZORUYLA GİDEN İTTEN HAYIR GELMEZ:BİR İŞİ İSTEKSİZ YAPAN KİŞİNİN YAPTIĞI İŞTEN OLUMLU BİR SONUÇ ALAMAZ

11ÜŞEN ÖKÜZÜN ÜSTÜNDE BIÇAK ÇOK OLUR:GÜÇLÜ BİR KİŞİ GÜCÜNÜ,ERKİNİ YİTİRDİĞİ ZAMAN FIRSATÇI İNSANLAR BU DURUMDAN İSTİFADE EDERLER.

12:EŞEK YONCA YEMESİNİ BİLMEZ:CAHİL İNSAN ELİNDEKİ VARLIĞIN KIYMETİNİ BİLMEZ

13:KUZUYU KORKAK KURTTAN KURTALAN,BOYNUNDAKİ ÇANDIR:MASUM GÖRÜNÜŞTE GÜÇSÜZ OLAN İNSANLARI KÜTÜ İNSANLARA KARŞI KORUYAN AKILDIR

14:FARE TOPRAĞI EŞER ÜZERİNE KOYAR:KÜTÜ İNSANLAR SERGİLEDİKLERİ OLUMSUZ DAVRANIŞLARI İLE FARKINDA OLMADAN KENDİLERİNE ZARAR VERİRLER

15AVARIN İÇİNDE TEKENİN SAKALINDAN TUTARLARAYGIN,BİLGİLİ KİŞİLER TOPLUM NAZARINDA HER ZAMAN ÖNEMLİ BİR YERE SAHİPTİRLER

16:YETİMLER HIRSIZLIĞA ÇIKMIŞ,AY DOĞMUŞ:BİR İNSANI TALİHİ KÖTÜ İSE HANGİ İŞİ YAPARSA YAPSIN MUTLAKA BİR TERSLİKLE KARŞILAŞIR

17:HIRSIZ EVİN HALKINDAN İSE KAPIN KİLİT TUTMAZENİN OLUMSUZ YERE ELEŞTİREN YAKININ İSE YAPACAK BİR ŞEY OLMAZ

18:BOYNUZSUZ KEÇİNİN AĞI BOYNUZLU KEÇİYE KALMAZ:HAKSIZLIĞA UĞRAYAN KİŞİNİN AĞI BİR GÜN ONA ZULMEDENDEN ÇIKAR

19:ECELİ GELEN AZGIN KEÇİ ÇOBANIN DEĞNEĞİNE SÜRTÜNÜR:ARAYAN BELASINI BULUR

20:KÖR ODUR Kİ GÜZÜNÜN ÖNÜNDE ÇÖPÜ GÖRSÜN:ÖNCE KENDİ HATANI GÖR ,SONRA BAŞKASINI ELEŞTİR

21:KEÇİYİ BOYNUZUNDAN,KADINI KALÇASINDAN YAKALAYACAKSIN:HER İNSANIN BİR ZAYIF NOKTASI VARDIR

22:KADININ ŞEYTANI SAÇ BAĞININ ALTINDA SAKLIDIR:KADININ UYANIKLIĞI,ZEKASI ÖZÜNDE GİZLİDİR

23:AÇLARIN MEZARI YOKTUR:KİMSE AÇLIKTAN ÖLMEZ


DEYİMLER
________
ÇEPERİNİ ATMAK:KARŞISINDAKİNDEN KORKMAMAK

DARA ÇEKMEK:TALİBİN DEDE TARAFINDAN MECRİS HUZURUNDA SORGUYA ALINMASI

EVİN ÖNÜNE TAŞ DİKMEKUÇ İŞLEYEN BİRİNE CEZA BİÇMEK

ÇİFT SÜRÜP SAPANI DİKMEK:İŞLERİ YOLUNDA GİTMEK

DİLİ UZAMAK:HADDİNİ AŞMAK

KAŞIĞI KÖPEK YALINA DÜŞMEK:AİLEDE YENİ BEBEK DOĞDUĞUNDA BİR ÖNCEKİ ÇOCUĞUN İKİNCİ PLANA DÜŞMESİ

ÖKÜZ EMEĞİ BOGAZDAN GEÇMEZ:KOŞULLARIN OLUŞMAMASINDAN BİR PARÇA EKMEĞİN BOĞAZDAN GİTMEMESİ
  Yönetici herkesin yazı yazmasını engelledi.
Anket
Sizce AKP Kapatılacakmı?
 
Arama Motoru

Müzik Kutusu
start Player
Yaşgünü
Bugün:
ali44 (1)

Bugün:
üryancoş_07 (1)

Bugün:
ozkanant (28)

Bugün:
evindare (27)

Bugün:
devrim_62 (26)

Bugün:
sesizbezgin (-50)

Reklam
(C)2005 - 2007 Alevi.Org - Alevi Portal | Alevi.US - The English sites

Alevi.Org - Google Page Rank