Loading...
http://www.alevi.org/cms25/modules/mod_image_show_gk4/cache/Muharrem_cem1gk-is-177.png http://www.alevi.org/cms25/modules/mod_image_show_gk4/cache/Muharrem_cemgk-is-177.png
Text

Muharrem Cemi

Muharrem Cemi

Loading...
http://www.alevi.org/cms25/modules/mod_image_show_gk4/cache/Stern1gk-is-176.png http://www.alevi.org/cms25/modules/mod_image_show_gk4/cache/Lwe2gk-is-176.png http://www.alevi.org/cms25/modules/mod_image_show_gk4/cache/Kopf1gk-is-176.png

»

»

»

Anadolu Alevi Kızılbaşlarında Hızır inancı ve Hızır orucu

Hızır inancı diğer inançlarda olduğu gibi, Asya'dan başlayıp çok uzak coğrafyalara kadar uzanır. Hindistan'da hem Müslümanlar hem de Hindular arasında Hoca Hızır diye kutsanır. Ayrıca Hindistanda Hızır'ın fırtına'da kalmış gemileri kurtarmasını anlatan hikayeler bulunmaktadır. Suriye kıyılarında ise, Hızır gemicilerin koruyucusu olarak kabul edilmekte, bir gemi suya indirildiği zaman, Hızır için kurban kesilmektedir. Yine Lübnan'da Hızır'la ilgili pek çok ritüellerin bulunduğu görülmektedir. Hızır inancı anadolu alevi kızılbaşlarında oldukça umut bağlanan ve bağlanan o umudun geleceğine inanılan, dileklerin kabul olmasında'da sıtk ile gönülden çağırdıkları büyük bir Velidir... Aynı zaman'da Hızır inancı bugün, başta anadolu alevi kızılbaşlarında, dara düşenlerin, karda tipiye tutulanların, boğulmak üzere olanların, kaza anında, işkence anında, hastaların, fakirlerin yetiş ya Hızır diyerek anında imdad'a yetişen ortak bir kurtarıcıdır. Hızır alevilere göre, kimi zaman bir melek, kimi zaman bir nebi ve kurtarıcı ve kimi zaman'da bir yaratıcı olmuştur. Alevi inancında, gelen misafiri Hızır'la, Hızırı Hz. Ali'yle özdeştirmiştir... Hızırı, Hz. Ali olarak gören Şükrü Metin Baba, bir dörtlüğünde şunu söylüyor.

Zulmet deryasını nur edip gelen,
Hızır Nebi, Şahı merdan Ali'dir,
Garibin mazlumun halini bilen,
Hızır Nebi şahı merdan Ali'dir.

Görüldüğü gibi alevi kızılbaş insanı Hızır'ı her yerde yanında görmek istemiştir. Yaradanın temsilcisi olarak kabul etmişlerdir. Yetiş ya Ali, yetiş ya Hızır diyerek Hz. Ali ile Hızırı bütünleştirmiştir. Yola çıkanlara, Hızır yoldaşın olsun denilerek, Hızır'a elçilik, rehberlik ve kollama, koruma misyonları da yüklemiştir.

Hatta kore savaşına katılan dersimli askerlerin savaş sırasında karşı askeri güçler tarafından kuşatma altına alındıklarında, ''Yetiş ya Hızır'' dediklerinde ak sakallı, elinde asası olan, bembeyaz giysiler içerisinde en önde koşanın, karşı güçleri bozguna uğratan komutanın, kendilerine yardımcı olan bir bilgenin veya dervişin de ''Hızır'' olduğunu iddia ederler. Hatta bazı bölgelerimizde, Dersim, Erzincan, Varto, Hınıs, Bingöl, Elazığ ve Sivas'ta zazaca konuşan Aleviler zaman, zaman ''Bizim dilimiz Hızır dilidir'' derler.

Hızır yeni doğan bebeğin, can çekişen hastanın baş ucundadır. Yola çıkan yolcu ona emanettir. Anadolu alevi kızılbaş köylerinde ve kırsal alanda yaşamakta olan tarımla uğraşan aleviler bir eve misafir gelmediği zaman onu uğursuzluk sayıp, O yılın mahsulinde bereket olmayacağına inanır ve misafirin uğramadığı evde dirlik ve düzenin olmayacağına inanılırdı. Yine Şah Hatai yazdığı dörtlükte misafirin ne kadar önemli olduğunu bizlere hatırlatıyor.

Misafir aşk kapısının dilidir,
Hızır'ı sev kim sahibinin gülüdür
Tanrı misafiri Pirim Ali'dir
Misafirler siz, bize sefa geldiniz.

Yani genciyle, yaşlısıyla Hızır herkesin imdadına yetişen, kendi içerisinde yaşattığı inancını ve itikaatını var ettiği müddetçe Hızır var olur. Anadolu alevi kızılbaşlarında Hızır inancı kimi zaman yoksul ve fakir kılığında, kimi zaman sıcak bir dost suretinde, kimi zaman ak sakallı yaşlı olarak bazen genç olarak görünebilmiş ve Hızırı çoğu zaman Şah Merdan Ali'yel Mürteza gözüyle görmüşler, bazen Pir Sultan olmuştur. Hz.Peygamberin bir sözü vardır derki, Ali bütün Peygamberlerlen gelmiş ve benimle aşikar olmuştur, Bundan dolayıdır ki, Nuhu tufandan, Yusufu kuyundan, Yunus'u balığın karnından kurtaran Hızırdır, Musa'ya yol gösteren ve onu irşad eden, İsa'yı göğe yükselten, İbrahimi ateşten alan, Hz. Peygamberi miraca çıkartan ve kanberi dardan kurtaran Hızırdır.

Hızır, bolluk ve bereketin sembolüdür. Hızır aşkına tutulan oruçlar, pişen lokmalar, aynı zamanda o yıl suların bol, ekinlerin, meyvelerin, sebzelerin bereketli olacağı inancını güder. Bununla birlikte her sene Şubat ayının ikinci haftası içinde Hızır'a, Hakk, Muhammed, Ali aşkına, üç günlük bir oruç tutulur ve orucun ardından Hızır aşkına, Hızır cemleri yürütülür.

Hızıra olan inancımız onu daima içimizde var etmiştir. İçimizdeki bu inanç özümüzle, sözümüzle hep gönlümüzde var olmuştur. Aşkın ve itikaatin olduğu o gönül kabesinde Hızır hep hazır ve nazır olmuştur. Bu günün anlamıyla, gülbenklerimiz, dileklerimiz kabul olsun, Hak, Muhammed Ali yardımcımız boz atlı Hızır yoldaşımız olsun, Allah, eyvallah.

BAT Cemevi İnanç Kurulu

Je suis Charlie

Je suis Charlie

Basın açıklaması                                         09.01.2015
Hiciv dergisi "Charlie Hebdo"'ya yapılan zalimce terör saldırısına dair Berlin Alevi Toplumu-Cemevi'nin basın açıklamasıdır.
"Charlie Hebdo" dergisinin editör ekibine yapılan zalim ve korkakça saldırıyı şiddetle kınarken Federal Almanya güvenlik makamlarından IŞİD adına Suriye'de savaşmış cihadçıların sıkı bir kontrole tabi tutulması ve yargılanmalarını talep ediyoruz.
Mizah dergisi "Charlie Hebdo" editoryal ekibine yapılan insanlık dışı terör saldırısı 12 insanın hayatına mal oldu. Bu korkunç saldırı hiçbir dinin ilkeleri ile açıklanamaz ve hiç bir din böyle bir vahşeti emretmez.
Bu vahşice saldırı sadece "Charlie Hebdo" mizah dergisine değil aynı zamanda insanlığa, demokrasiye, ifade ve basın özgürlüğüne yapıldı. Hiçbir şekilde pazarlık konusu yapılamayacak bu hakların korunması ve yaşatılması için mücadele etmek her bireyin temel görevidir. Unutulmamalı ki bu ve benzeri terör saldırıları devrimci, demoktrat, ilerici insanları sindiremedi, sindiremez.
Paris saldırısı ile ortaya çıktığı gibi, Avrupa ülkelerinden Suriye'ye giderek burada daha da radikalleşen, silah kullanmasını, bomba yapmasını öğrenen cihatçıların geri döndüklerinde terör eylemleri yapma riskleri ortaya çıkıyor.
Güvenlik kurumlarımızın, özellikle risk faktörü olarak adlandırılan "Suriye'den geri dönen cihadçıların" takip ve kontrolünde daha titiz bir çalışma yapmaları, Hükumetin ise Aşırı İslamcı grupların içine çekilmiş bu insanları topluma yeniden kazandırmak için çalışmalarına daha da önem vermesi gerektiğini önemle belirtiyoruz.
Bu bağlamda Charlie Hebdo'ya yapılan saldırıyı bir kez daha lanetlerken, Fransız halkının acısını paylaşıyor, Nous sommes tous Charlie (Hepimiz Charlie'yiz) diyoruz.

Berlin Alevi Toplumu- Cemevi

Alevilik dersi öğretmenleri meslekiçi eğitimde buluştu

Berlin okullarında ders vermekte olan ve henüz seminerlere devam eden stajyer öğretmenler, Fikriye Aras yönetiminde bir araya gelerek birbirlerine tecrübe ve bilgilerini aktardılar ve yeni ders üniteleri hazırladılar. Çok verimli geçen bu çalışma sonunda öğretmenler meslekiçi eğitime devam etme kararı aldılar.

Fortbildung061214L.jpg

Berlin Alevi Toplumu-Cemevi çocukların ve gençlerin eğitimine son derece önem veriyor. Bunun için Alevilik dersleri veren öğretmenler derslerin içeriğini ve ders malzemelerini çocukların anlayacağı dil ve biçimde hazırlayıp sunmaya sürekli özen gösteriyorlar. Bu amaca yönelik olarak ders vermekte olan ve henüz seminerlere devam eden stajyer öğretmenler bir araya gelerek öğrencilerinin sorularından hareketle konular belirleyip bir dizi ünite planı hazırladılar. Birbirlerine bilgi ve tecrübelerini aktararak ders başarısının yükselmesini sağladılar. Hazırlanan ilk ünitenin konusu „Alevilikte ölüm ve canın ölmezliği” idi. Bu hassas konu üzerinde önce tartışıldıktan sonra oluşturulan çalışma guruplarında örnek ünite önerileri geliştirildi ve yapılan sunumlardan sonra yeniden değerlendirmeler yapıldı. Sonuç olarak konunun öğrencilere aktarılırken onlarda herhangi bir korku ve olumsuz etkilere meydan vermemesinin altı çizildi.

Bundan sonraki meslekiçi eğitimlerde aşağıdaki konuların işlenmesi karara bağlandı:

  1. Hakk
  2. Alevilikte kadın ve erkeğin toplumsal rolü
  3. İbadet

2015 yılındaki ilk çalışma mart ayının başında gerçekleştirilecek.

Sevingül Timur & Vildan Gül

Maraş katliamını unutmadık, unutturmayacağız!

Basın Açıklaması:

1978'de Maraş'ta Alevilere karşı yapılan katliamın yıldönümü nedeniyle Berlin Alevi Toplumu anma töreni ve yürüyüş düzenliyor.
Konuyla ilgili basın açıklaması şöyle:
Baskıcı ve antidemokratik AKP iktidarının Alevilerin ve duyarlı kesimlerin Maraş kentinde düzenlemek istedikleri barışçıl anma törenini engellemesini Berlin Alevi Toplumu olarak esefle kınıyoruz.
Aradan 36 yıl geçmiş olmasına rağmen, katliamla ilgili hala karanlık bir tablo yaşıyoruz. Mevcut iktidardan talebimiz, baskıcı ve antidemokratik tavrından vazgeçerek Cumhuriyet tarhinin en kanlı örneklerinden biri olan Maraş katliamıyla ilgili arşivlerin açılmasına izin vermesi ve vahşetin faillerinden hesap sorulmasına imkan vermesidir.
Bu çerçevede demokrasiye ve hukuk devletine bağlı olan tüm vatandaşları, 28 Aralık 2014 tarihinde, saat 16:00'da Berlin-Kreuzberg semtinde bulunan Waldemarstraße 20 adresindeki Cemevi'nin önüne başlayacak olan yürüyüşümüze davet ederek, baskı ve zülme karşı sesimize ses olmaya çağırıyoruz.

Maraş katliamıyla ilgili detaylı açıklama şu şekilde:
Bundan 36 yıl önce, 19 – 26 Aralık 1978 tarihleri arasında devlet tarafından eli kanlı faşist ülkücüler ve gerici yobazların insafsızlığına terk edilen Aleviler; Maraş'ta tam 7 gün boyunca insanlığın şahit olmadığı bir vahşeti yaşadılar.
Kendilerini milliyetiçi ve müslüman olarak tanımlayan bu caniler, daha önceden işaretledikleri Alevilerin evlerine ve işyerlerine; ellerinde baltalar, satırlar, silahlar, sopalarla hunharca saldırarak, kadın ve çocuk ayrımı yapmadan yüzlerce masum insanı vahşice katlettiler. Yaralı ve şans eseri yara almayan binlerce Alevi ise Maraş'tan göç etmek zorunda kaldı.
Devlet bu katliama ne kadar ortak olduğunu bir kez de insanlık suçu işleyen canilerin sözde yargılanma sürecinde gösterdi. Devlet sadece çok az sayıda caniyi mahkemeye çıkarmakla kalmamış, mahkemeye çıkardıklarını da delil yetersizliği nedeniyle kısa sürede serbest bırakılmalarına olanak tanımıştır. Yetmezmiş gibi, bir de Maraş katliamında başrol oynayanları milletvekili ve kamuda üst makamlara getirerek mükafatlandırmıştır.
Ve ne acıdır ki; devlet bu kirli vahşetten ders çıkaracağına, 36 yıl sonra dahi Alevilerin barışçıl anmalarını yasaklarken, vahşeti bir kutlama seansına dönüştürenlere ses çıkarmıyor.
Berlin Alevi Toplumu

ETKİNLİK TAKVİMİ

No events

CEMEVİNE BAĞIŞ

  

ÜYELIK

MitgliedTR

ALEVİLİK DERSİ

ARU AnmeldungTR

WEBLINKS